|
Geri |
Gönder |
Yazdır |
 |
 |
|
FENİLKETONÜRİ:
Metabolik bir bozukluk
olan fenilketonüri ilk kez 1934 yılında follino tarafından
bulunmuştur.İdrarda fenilprivük asidin çıkmasıyla belirlenen
ve önemli derecede zeka geriliğine neden olan bir hastalık
olarak bilinmektedir . Proteinlerin yapısında bulunan elzem
aminoasitlerden fenilalanin normalde fenilalanin hidroksilaz
enzimi aracılığı ile tirozine çevrilmektedir. Hidroksilaz
enzimi yokluğunda fenilalanin tirozine çevrilememekte kanda
yıkım ürünleri ve fenilalanin yükselmektedir. Böylece
sinirlerde ve beyinde hasar oluşmaktadır.
Bu çocuklar tipik olarak
sarışın mavi gözlü ve açık tenlidirler. Fenilketonüri de
erken tanı çok önemlidir. 1955 den bu yana kullanılan düşük
fenilalinli besinlerle davranış ve gelişimsel süreçlerde
büyük iyileşme gözlenmektedir. En iyi sonuç 6 aylıktan önce
tanı konulması ve uygun diyet uygulamasının erişkin çağa
kadar sürdürülebilmesiyle elde edilmektedir. Erken diyete
başlama zeka geriliğini önlediği gibi konvülziyonları ve
otistik davranışları da kontrol altına alma konusunda
yardımcı olur.
Fenilalanin elzem
aminoasittir ve protein bulunan tüm yiyeceklerde bol
miktarda bulunur. Bu nedenle bebeği fenilalaninsiz bir
diyetle büyütmek mümkün değildir. Diyetteki fenilalanin
miktarının çocuğun büyümesini sağlayacak fakat zararlı
olmayacak bir düzeyde tutulması gerekir. Fenilalanin sebze
ve meyvelerde az bal pekmez ve nişastada ise hiç bulunmaz.
Bebeğin alabileceği fenilalanin miktarı kilogram başına
30-60 mg olarak ayarlanır.
FENİLKETONÜRİ’DE ÖZEL
EĞİTİM
Herhangi bir nedenle; geç
teşhis, yetersiz diyet veya hastalıktan kaynaklanan zeka
geriliği,otistik davranışlar gibi semptomlara yönelik eğitim
verilmektedir. Eğitim prensipleri semptomlardaki (bulgular)
prensiplerle aynıdır. ( Bknz. Otizm , Mental retardasyon)
NOT: Detaylı bilgi için
bize e-mail yoluyla ya da 0-312-4250196
0-312-4170374 no’lu telefonlarla ulaşabilirsiniz
|